2022 Yılında Mutlaka Bilmeniz Gereken Yeni İngilizce Kelimeler

Her yıl yeni İngilizce kelimeler ortaya çıkıyor! Bu yeni kelimeler genellikle popüler kültürden, sosyal ve politik konulardan ve dünyanın farklı yerlerindeki teknolojideki yeniliklerden gelirler. Yeni yılda bilmeniz gereken 8 yeni İngilizce kelimeyi öğrenmek için okumaya devam edin.

1. Virtual Fashion

Virtual fashion; sanal platformlar ve avatarlar için moda giyim ve aksesuarlarının tasarımı ve satışı.

Popüler moda markaları, sadece sanal olan koleksiyonlarla dijital dünyaya girmeye başlıyor. Örneğin, İtalyan moda evi Moschino, Sims avatarları için bir dizi tasarım oluşturmak için Sims ile birlikte çalıştı. Bazılarına garip gelse de, bu yenilik dünyanın her yerinden insanlar tarafından övülüyor. Bunun nedeni, hızlı modada bir azalmaya ve daha sürdürülebilir bir moda endüstrisine geçişe yol açabilmesidir.

Virtual fashion İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

I love the new virtual fashion that you bought for your Sims avatars. it’s really cool!

Sims avatarlarınız için satın aldığınız yeni sanal modaya bayıldım. Gerçekten harika!

2. Metaverse

Metaverse; Kullanıcıların bilgisayar tarafından oluşturulan bir ortam ve diğer kullanıcılarla etkileşime girebilecekleri bir sanal gerçeklik alanı.

Metaverse; Mark Zuckerberg sayesinde 2022'de muhtemelen çokça duyacağınız bir kelime. İlk olarak 1992'de bir bilim kurgu romanında bahsedilen metaverse, insanların sanal olarak etkileşime girmesine izin vermek için sosyal medya, oyun, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve kripto para birimlerinin özelliklerini birleştiren dijital bir gerçekliktir.

Metaverse, aslında size dijital bir evrende yaşama şansı sunuyor. Evinizin rahatlığında oynayabilecek, öğrenebilecek, alışveriş yapabilecek, oyun oynayabilecek ve daha da fazlasını yapabileceksiniz!

Metaverse İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

I spent a few hours hanging out with friends in the metaverse on Sunday.

Pazar günü metaverse'de arkadaşlarla takılmak için birkaç saat harcadım.

3. Crowdfunding

Crowdfunding; çok sayıda insandan, özellikle de çevrimiçi topluluktan katkı isteyerek (örneğin yeni bir iş için) finansman elde etmek.

Kalabalık (crowd) ve finansman (funding) kelimelerinden oluşan birleşik bir İngilizce kelime olan bu kavram son zamanlarda yükselişe geçti. Kitle fonlaması platformları arasında en bilinenleri Kickstarter (işletmeler için) ve GoFundMe (bağış toplayıcılar ve bireyler için) bulunur. Özellikle yurt dışında yaygın olarak kullanılıyorlar ve popülaritesi gün geçtikçe daha da artıyor.

Crowdfunding İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

She used a crowdfunding website to fund her new business and raised a lot of money.

Yeni işini finanse etmek için bir kitle fonlaması web sitesi kullandı ve çok para topladı.

4. ASMR

ASMRotonom duyusal meridyen tepkisi (autonomous sensory meridian response) yani insanların ciltlerinde hissettikleri rahatlatıcı, genellikle yatıştırıcı bir histir. Genellikle sesten kaynaklanır.

ASMR, son yıllarda YouTube başta olmak üzere çeşitli video paylaşım platformlarında popülerlik kazanıyor. Dinleyen kişide karıncalanma hissini tetiklemek için fısıltı, çatırtı ve tıkırtı gibi yumuşak sesler çıkarmayı içerir.

ASMR İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

I usually listen to ASMR before I go to bed. It’s so relaxing it helps me fall asleep.

Genellikle yatmadan önce ASMR dinlerim. O kadar rahatlatıcı ki uykuya dalmama yardımcı oluyor.

5. Finfluencer

Finfluencer; parayla ilgili konulara odaklanan sosyal medyada etkili kişi, finans uzmanı.

Şimdiye kadar sosyal medyada insanları ürün satın almaları için etkileyen 'influencer'ları hepimiz duyduk, ancak henüz 'finanfluencer'ları duymamış olabilirsiniz.

Bu kişiler sosyal medyada para hakkında konuşan insanlar. İster yatırım yapma konusunda tavsiye, ister borç temizleme veya sosyal ağları kullanarak nasıl para kazanılacağına dair rehberlik olsun, ipuçları sunmak ve finansal endişelerinizi çözmenize yardımcı olmak için oradalar.

Finfluencer İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

A finfluencer helped me find out which are the best businesses to invest in this year.

Bir finans uzmanı, bu yıl yatırım yapmak için en iyi işletmelerin hangileri olduğunu bulmama yardımcı oldu.

6. Gig worker

Gig worker; dijital hizmet sektöründe bağımsız bir sözleşmeli veya serbest çalışan olarak geçici işlerde çalışan kişi.

Gig worker, bir süredir ortalarda olsa da şimdi İngilizce sözlüğe giriyor! Bunun nedeni büyük olasılıkla dünya çapında daha yaygın hale gelmesidir.

Çevrimiçi platform çalışanları, sözleşmeli firma çalışanları, nöbetçi çalışanlar veya geçici çalışanlar olabilir. Çoğu zaman, talep üzerine şirketler için, şirketlerin ihtiyaç duyduğu anda ve gerektiğinde çalışırlar.

Gig worker İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

My brother’s a gig worker, sometimes he has multiple projects at once, and sometimes he doesn’t have any work!

Kardeşim bir gig çalışanı, bazen aynı anda birden fazla projesi var, bazen de hiç işi yok!

7. Co-working

Co-working; farklı şirketlerden çalışanların bir çalışma alanını paylaşmak için bir araya gelmesi, ortak çalışma alanı.

'Gig worker' gibi bu terim de aslında çok yeni değil sadece İngilizce sözlüğe yeni giriyor. Serbest çalışan veya dijital bir sektörde çalışan olan ancak yalnız çalışmak istemeyen herkes için çok popüler bir çalışma yöntemi, ortak çalışma çözümü.

Dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde ortak çalışma alanları (co-working) ortaya çıkıyor ve insanlara bir ofisinkine benzer olanaklar sağlıyor. Örneğin, birçoğunda masalar, mutfak ekipmanları, su depoları ve toplantı odaları bulunuyor.

Co-working İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

I was tired of working alone so I joined a co-working space where I can work with other people in the same situation.

Tek başıma çalışmaktan bıktım ve aynı durumdaki diğer insanlarla çalışabileceğim bir ortak çalışma alanına katıldım.

8. Staycation

Staycation; kişinin yurt dışında değil de kendi ülkesinde geçirdiği bir tatil veya evde geçirilen ve yerel cazibe merkezlerine günübirlik geziler içeren bir tatil.

Salgının neden olduğu seyahat kısıtlamaları nedeniyle konaklamalar popüler hale geliyor. Birçok yabancı tatilin iptal edilmesiyle, insanlar bunun yerine yerel tatiller düzenlemeyi seçtiler. Bir şehir, park, festival veya diğer yerel cazibe merkezleri olsun, evde tatiller ve etkinlikler son 12 ayda arttı ve bu ifade İngilizce sözlükte bir yer edindi.

Staycation İngilizce cümle içinde nasıl kullanılır?

This year we decided on a staycation as our trip abroad was canceled!

Bu yıl yurt dışı gezimiz iptal edildiğinden yurtiçi tatil yapmaya karar verdik!